Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı

08 Mayıs 2026, Cuma

Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı
Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı
Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı
Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı

Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı


Bakan Işıkhan, 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne Katıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından İstanbul’da düzenlenen 10. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödül Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Bakan Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği konusunun en az işin kendisi kadar önemli olduğuna vurgu yaparak, “İnsan canının güvenliği ve selameti, en az kalkınma mücadelemiz kadar kıymetlidir. İnsanın güvenliğinin sağlanmadığı, olası riskler karşısında hayatının hiçe sayıldığı bir çalışma ortamının, sadece ait olduğu müesseseye değil, ülkemizin ve insanlığın geleceğine de hayırlı bir katkı getirmesi beklenemez. Can sağlığı varsa, üretim vardır, kalkınmanın ve gelişmenin önemi vardır. Kalkınma ve büyüme mücadelemiz; ancak, alın teri ve göz nuru döken çalışanlarımızın, sağlık ve güvenliğiyle anlam kazanır ve böylece asıl amacına ulaşır. Bu anlayışla, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye’nin son çeyrek asrına yön veren kadrolar olarak, milletimizi ilgilendiren her alanda olduğu gibi, çalışma hayatında da iş sağlığı ve güvenliği konusunda geliştirilmesi gereken politikaları belirledik ve hayata geçirdik” ifadelerini kullandı.

Çağın gereklerine ve uluslararası normlara uygun olarak hazırlanan yasal düzenlemelerin yanı sıra rehberlik sağlayan faaliyetlerle de yaşanan sorunların çözümüne yönelik önemli katkılar sağladıklarını belirten Işıkhan, “Bu kapsamda Bakanlık olarak, iş sağlığı ve güvenliği alanında gerekli duyarlılığın sağlanmasına yönelik attığımız adımların yanında, işverenlerimize; çalışanlarına daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturabilmeleri için destek vermek ve işletmelerimize sunduğumuz teşviklerden faydalanmaları için her türlü imkanı sunmaya gayret ediyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki mesele, tek başına bir kurumun çabasıyla çözülecek ya da bir tarafın adımlarıyla başarıya ulaştırılacak bir konu değildir. İş sağlığı ve güvenliği konusu ortak bir çalışmayı gerekli kılan çok yönlü bir meseledir” diye konuştu.

“Hedefimiz, Tek Bir Çalışanımızın Dahi Mesleği Sebebiyle, Hayatını Kaybetmediği Sağlıklı Bir Çalışma Hayatını Oluşturmaktır”

Bakan Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliğinde hedeflenen seviyeye ulaşabilmenin ancak ilgili bütün tarafların ortak katkısı ve çabası ile mümkün olacağına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizler, her alanda olduğu gibi, iş sağlığı ve güvenliği alanında da ortak aklı ve işbirliğini temel alan bir çalışma prensibini benimsedik. Bakanlık olarak; tüm paydaşlarımızla yürüttüğümüz ortak projelerle; güvenlik kültürü anlayışının en üst seviyeye çıkarılması yönünde önemli adımları hayata geçirdik ve bu faaliyetleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Hedefimiz, çalışma hayatında sağlığı ve güvenliği tehdit eden her türlü riskli durumu ortadan kaldırarak, oluşabilecek kazaları asgari düzeye indirmek, tek bir çalışanımızın dahi mesleği sebebiyle, hayatını kaybetmediği sağlıklı bir çalışma hayatını oluşturmaktır. Özellikle son dönemlerde, rehberlik ve teftişlerimizi, ceza verme odaklı değil; işletmelerin gerekli tedbirleri hızla alarak, çalışanların sağlığını koruma odaklı, danışmanlık ve rehberlik çalışmaları şeklinde yürütmekteyiz. Çünkü bizim amacımız; ceza keserek gelir elde etmek değildir. İşyerlerinin ve çalışanların güvenliğidir. İşverenlerimizden de işçilerimizden de bu konuda çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. İş sağlığı ve güvenliği konusunu, bir işveren ya da kamu hizmeti olarak değil, içselleştirilmesi gereken bir kültür, refleks haline getirilmesi gereken bireysel davranış biçimi olarak görmek zorundayız. Güvenlik kültürünün yerleşmesi amacıyla; kreşlerden üniversitelere kadar her yaştaki çocuk ve gençlerimize ulaşmayı hedefliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerimiz başta olmak üzere, tüm paydaşlarımızla çalışmalarımızı daha kapsamlı hale getirmeye gayret ediyoruz.”

“Önümüzdeki Dönemde 2026-2030 Ulusal İSG Politika Belgesi Çalışmalarını Tamamlayarak Kamuoyuyla Paylaşacağız”

Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerinin devreye alındığını anımsatan Işıkhan, “Yine Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi toplantısını 8 yıl aradan sonra geçtiğimiz sene gerçekleştirdik. Bu sene de konseyi toplamak için çalışmalarımıza başladık. Önümüzdeki hafta 12-13 Mayıs’ta Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nın onuncusunu gerçekleştireceğiz. Bu yılki konferansımızın mottosu, ‘Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz: Herkes İçin Sürdürülebilir Bir İş Sağlığı Güvenliği’ olacak. Ergonomiden İSG kültürüne, eğitimden bilimsel ve teknolojik gelişmelere kadar uzanan başlıklarda ulusal ve uluslararası katılımcılarla istişareler gerçekleştireceğiz. Ayrıca önümüzdeki dönemde 2026-2030 Ulusal İSG Politika Belgesi çalışmalarını da tamamlayarak kamuoyuyla paylaşacağız” bilgilerini paylaştı.

“Doğum İzninin 16 Haftadan 24 Haftaya Çıkarılması İçin Kanuni Düzenleme Tamamlandı”

Bakan Işıkhan, demografi yapısının değişmesi ve nüfusun yaşlanmasının Türkiye’nin en önemli stratejik sorunlarından biri haline geldiğini belirterek, “Bu doğrultuda, 23 Mayıs’ta Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ vizyonu doğrultusunda, aile kurumunu güçlendirmeye yönelik çok önemli adımlar atıyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü aile, güçlü toplum ve güçlü Türkiye’nin temelidir. Bu anlayışla hayata geçirilen önemli düzenlemelerden biri de doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması olmuştur. Kanuni düzenleme tamamlandı; bizler de Sosyal Güvenlik Kurumu olarak gerekli teknik ve idari altyapı çalışmalarımızı büyük ölçüde tamamlamış bulunuyoruz. En kısa sürede yayımlayacağımız genelgeyle birlikte uygulama sürecini de açıklayacağız” şeklinde konuştu.

Çalışan annelerin yanında olmaya, hayatlarını kolaylaştıracak sosyal güvenlik politikalarını güçlendirmeye devam edeceklerine vurgu yapan Işıkhan, şunları kaydetti:

“Bu noktada Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın ve Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendinin özellikle aile yapısının korunması, anneliğin desteklenmesi, çocukların sağlıklı gelişimi ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi konusunda ortaya koyduğu hassasiyet ve öncülük bizler için son derece kıymetlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda aileyi merkeze alan bu yaklaşım, toplumumuzun geleceğine yapılan en önemli yatırımlardan biridir. Biz ‘en az üç çocuk’ çağrısını; güçlü aileyi, güçlü toplumu ve güçlü geleceği inşa etme iradesinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu vesileyle, yaklaşan Anneler Günü’nü şimdiden tebrik ediyorum. Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum. Doğum izni düzenlemesinin de tüm çalışan annelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”

Bakan Işıkhan, konuşmasının sonunda çalışma hayatının hayati konuları arasında yer alan; iş sağlığı ve güvenliği konusunda sorumluluk alan, hassasiyet gösteren, MESS başta olmak üzere iş dünyasının, sivil toplum camiasının tüm temsilcilerini ve İSG farkındalığı ile hareket eden tüm çalışanları tebrik etti.

Önlemenin, ödemekten; maddi ve insani anlamda çok daha külfetsiz olduğunu söyleyen Işıkhan, MESS ailesine ve TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’a teşekkür etti, ödül almaya hak kazanan herkesi tebrik etti.

 

Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz.   Daha fazla bilgi için linke tıklayarak Çerez Politikamıza ulaşabilirsiniz.