Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı

20 Mayıs 2026, Çarşamba

Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı
Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı
Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı
Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı

Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı


Bakan Işıkhan, Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu’na Katıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Türkiye İş Kurumu’nda (İŞKUR) düzenlenen “Kültür ve Sanatla Huzurlu Çalışma Hayatı Sempozyumu"na katıldı.

İnsanı merkeze alan bir medeniyet tasavvurunun çalışma hayatına dair daha derin, daha insani ve daha estetik bir anlayışı konuşmak için toplandıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, “Bizim medeniyet anlayışımızda çalışmak, insanın kendisini gerçekleştirmesidir. Çalışmak, helal kazançtır. Çalışmak, topluma fayda üretmektir. Ve çalışmak, insan onurunun korunmasıdır. İnsanın ruhu vardır, estetik duygusu vardır, aidiyet duygusu vardır ve insanın bir anlam arayışı vardır. İşte tam da bu nedenle kültür ve sanat çalışma hayatının dışındaki ikincil alanlar değil, doğrudan çalışma hayatının kalitesini belirleyen temel unsurlardan bir tanesidir. Bugün dünya artık şunu konuşuyor; çok yüksek maaş almak tek başına çalışanı mutlu etmiyor. Daha modern ofisler, tek başına aidiyet oluşturmuyor. Teknolojik imkanların artması, ne yazık ki insanın huzurunu otomatik olarak arttırmıyor” ifadelerini kullandı.

Işıkhan, modern çağın en büyük krizlerinden birinin; insanın ruhsal yalnızlığı olduğuna vurgu yaparak, “Sonsuz evrende, insanın yapayalnız ve savunmasız kalmasıdır. Dijitalleşme arttıkça insanlar birbirinden uzaklaşıyor. Uzaktan ve hibrit çalışma modelleri yaygınlaştıkça kurumsal bağlar ve kurumsal aidiyet zayıflayabiliyor. Yapay zekâ ve otomasyon ilerledikçe insanın ‘anlam üretme’ ihtiyacı daha görünür hale gelmektedir. İşte bugün gerçekleştirdiğimiz bu sempozyum, tam olarak bu konuları doğru bir zeminde ele almayı hedeflemektedir. Kültür ve sanat çalışma hayatına estetik ile beraber insana ilham veren bir ruh kazandırır. Sanatın olduğu yerde, incelik vardır. İnceliğin olduğu yerde, empati vardır. Empatinin olduğu yerde ise huzurlu ve barışçıl bir çalışma iklimi bulunmaktadır. Kültür ve sanatla temas eden topluluklar ve kurumlar; sadece daha üretken değil, aynı zamanda daha özel kurumlara dönüşür” diye konuştu.

“Teknoloji İnsanın Yerine Geçen Değil, İnsanı Güçlendiren Bir Araç Olmalıdır”

Estetik anlayışının kültürel iklimi, insana bakışı ve çalışana verilen manevi değeri de etkilediğine işaret eden Bakan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu nedenle çalışma hayatını sadece ücret politikalarıyla, istihdam rakamlarıyla ve ekonomik göstergelerle değerlendiremeyiz. Biz insanı merkeze alan bir anlayışla bu süreci değerlendiriyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; son yıllarda ortaya koyduğumuz sosyal devlet anlayışının temelinde de işte tam olarak bu yaklaşım bulunmaktadır. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, bizim tüm sosyal politikalarımızın temelini oluşturmaktadır. Günümüzde dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon ve teknolojik dönüşüm birçok geleneksel mesleği dönüştürürken, yaratıcılık temelli alanlar daha da stratejik hale gelmektedir.  Tasarım, dijital sanat, oyun sektörü, animasyon, görsel medya, kültürel girişimcilik, müzik teknolojileri gibi alanlar artık yalnızca kültürel alanlara değil, aynı zamanda birer ekonomik rekabet alanına dönüşmüştür. Türkiye’nin bu noktada çok büyük bir potansiyeli bulunmaktadır. Çünkü bizim çok güçlü bir medeniyet birikimimiz vardır. Biz, Itrî’nin musikisini, Mimar Sinan’ın estetiğini, Yunus Emre’nin hikmetini, Karacaoğlan’ın ruhunu, ebrumuzu, çinimizi ve hat sanatımızı taşıyan büyük bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bu birikim, yeni nesil yaratıcı endüstrilere de yön verecek kadar büyük bir güçtür. Ancak burada çok önemli bir dengeyi korumamız gerekiyor. Teknoloji insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araç olmalıdır. Yapay zekâ, insanın ruhunun, insan estetiğinin ve insan hikayesinin yerini asla alamaz.”

“Kültür-Sanat Alanındaki Emekçilerin Sosyal Güvenlik Sistemine Daha Güçlü Katılımını Sağlamak İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz”

Işıkhan, ahilik geleneğiyle şekillenmiş bir medeniyetin mensupları olarak ustalığı, sadece teknik bir beceri olarak görmediklerine vurgu yaparak, “Ustalık aynı zamanda ahlaktır, sabırdır, edeptir ve karakter inşasıdır. Kültür ve sanat emekçileri de çoğu zaman proje bazlı, düzensiz ve kırılgan çalışma biçimleriyle hayatlarını sürdürmektedir. Oysa sanatçı da emekçidir. Hatta en büyük emekçidir. Sanatçılarımız da, sosyal güvenceyi ve sağlıklı ve huzurlu bir yaşamı hak etmektedir. Bu nedenle kültür-sanat alanındaki emekçilerin sosyal güvenlik sistemine daha güçlü katılımını sağlamak için çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği, Türkiye Yüzyılı vizyonunda, en önemli hedeflerimizden biri kültürüyle, sanatıyla, estetiğiyle, düşünce hayatıyla güçlenen bir Türkiye’nin inşasıdır. Zira büyük devlet olmak; böyle güçlü bir medeniyet iddiasıyla olur. Bu düşüncelerle; bu anlamlı sempozyumun hayırlara vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

“Fikir ve irfan dünyamızın birikimini bizlerle paylaşan, medeniyet tasavvurumuza eserleriyle büyük katkılar sunan; Sayın İskender Pala’ya, Türk sinemasının kıymetli ismi, sanat hayatı boyunca milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiş Sayın Hülya Koçyiğit Hanımefendi’ye şükranlarımı sunuyorum” diyen Bakan Işıkhan, şunları kaydetti:

“Bu vesileyle kendi medeniyetimize, kültürümüze ve insanımıza kendi gözlerimizle bakmayı öğreten; çok büyük fikir adamı Cemil Meriç’i de burada anmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulumuz’a, İŞKUR’umuza ve emeği geçen herkese; özellikle Bakan Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Lütfuhak Alpkan’a ve Genel Müdürümüz Sayın Samet Güneş’e teşekkür ediyorum. Sempozyuma, konuşmalarıyla değer katacak olan akademisyenlerimize, bürokratlarımıza ve sizlere de katılımınız için teşekkür ediyorum. Sempozyumumuzun çalışma hayatımıza, eşsiz kültür dünyamıza ve ülkemize önemli katkılar sunmasını temenni ediyorum.”

 

Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz.   Daha fazla bilgi için linke tıklayarak Çerez Politikamıza ulaşabilirsiniz.