OECD 2026 Beceriler Zirvesi’nin Açılışı Gerçekleştirildi
27 Nisan 2026, Pazartesi
OECD 2026 Beceriler Zirvesi’nin Açılışı Gerçekleştirildi
OECD 2026 Beceriler Zirvesi’nin Açılışı Gerçekleştirildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın katılımıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD 2026 Beceriler Zirvesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası, bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile OECD arasındaki yakın işbirliğinin tezahürü olan bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü bir zemin oluşturacağını düşündüğünü kaydetti.
İnsanlığın ortak sınamalarına karşı, ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içinde olduklarını belirten Erdoğan, "Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor." diye konuştu.
Erdoğan, zirvenin ana temasının "Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması" olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli bulduğunu söyledi.
Zirvenin başarılı geçmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı oturumlarda yapılacak değerlendirmelerin hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Bakan Işıkhan ise, Türkiye’nin beceri politikalarında, karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunduğunu belirterek, “Geleceğimizi belirleyen; yetiştirdiğimiz insan kaynağı ve ona kazandırdığımız becerilerdir. Bugün burada, her yaştan insanın; potansiyelini hayata geçirebildiği, fırsatların kuşaklar arasında adil biçimde paylaşıldığı ve kimsenin geride kalmadığı bir geleceği birlikte inşa etmek için, bir araya gelmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Dünyanın; yaşlanan nüfus, dijital ve yeşil dönüşümün iç içe geçtiği derin bir değişim sürecinden geçtiğine değinen Işıkhan, “Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır. Bu durum, işgücü piyasalarını ve beceri politikalarını; sosyal koruma sistemlerini, kamu maliyesini ve toplumsal dayanışmanın temellerini doğrudan etkileyen, küresel ölçekte bir kırılma noktası olacaktır. Bu dönüşüm, yeni fırsatlar sunmakla birlikte; bu fırsatlardan kimlerin, nasıl yararlanacağı; büyük ölçüde, toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Bu nedenle, dijital ve yeşil dönüşümle birlikte, beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Özetle, bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız” diye konuştu.

“Ulusal İstihdam Stratejimiz Yoluyla OECD İle Uyumlu Ve Beceri Temelli Bütüncül Bir Yaklaşımı Benimsiyoruz”
Bakan Işıkhan, Türkiye’nin bu konuda fazlasıyla tarihsel tecrübesi bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“13’üncü yüzyılda, Anadolu’da doğan ve meslekî yetkinliği, ahlaki sorumlulukla harmanlayan ‘Ahilik’ geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun, beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur. Bu köklü gelenek; usta-çırak ilişkisi üzerinden sağlam temeller kurmayı, değişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyerek uyum kapasitesini canlı tutmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle sürdürülebilir bir beceri mirası oluşturmayı esas almıştır. Günümüzde, Ahilikten yapay zekâya uzanan dönüşüm sürecinde temel mesele, yalnızca becerilerin nasıl geliştirileceği değil; bu becerilerin güven, adalet ve sorumluluk ilkeleri temelinde nasıl şekilleneceğidir. Türkiye’nin beceri ekosistemi; Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ehil ellerde, geçmişin tecrübesi ile geleceğin ihtiyaçlarını buluşturan bir anlayış üzerine yükselmektedir. Bu kapsamda; Ulusal İstihdam Stratejimiz yoluyla OECD ile uyumlu ve beceri temelli bütüncül bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede, demografik fırsat penceremizi, en iyi şekilde değerlendirmek ve özellikle kadın ve genç istihdamını artırmak için çaba sarfediyoruz.”
“İş Pozitif Programı ile 2 Yılda Yaklaşık 2 Milyon Kadının İşe Yerleştirilmesini Sağladık”
Son beş yılda kadın istihdamında kaydedilen artışın, Türkiye’yi, OECD üyeleri arasında; en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirdiğinin altını çizen Işıkhan, “Bu ilerlemede önemli katkılar sağlayan, 2 yıl önce başlattığımız ‘İş Pozitif Programı’ ile eğitim, istihdam ve destek mekanizmalarını entegre ederek, 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık. Bu projeyle; teşvikler, mesleki eğitim ve bakım destekleriyle istihdamda kalıcılığı hedefledik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Ocak ayında hayata geçirdiğimiz, Gençliğin Üretim Çağı, GÜÇ Programı ile gençlerimizin nitelikli istihdama daha erken ve daha hızlı katılımını artırmayı hedefliyoruz. Bu süreci; İŞKUR’un dijitalleşme adımları, Açık İş Haritası, Aday Havuz Sistemi ve Yapay Zekâ Eşleştirme altyapısı ile güçlendiriyoruz. Beceri Envanteri yaklaşımı ve meslek standartlarıyla, beceri odaklı, proaktif ve teknoloji temelli bir istihdam ekosistemi kurarak; 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi, istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz” bilgilerini paylaştı.
“Gelecek; kaynakları en fazla olanların değil, insanına, en doğru becerileri kazandıranların olacaktır” diyen Işıkhan, “Bu zirvede, önümüzdeki iki gün boyunca kuracağımız diyalog ve iş birliği zemini, yalnızca mevcut sorunlara çözüm üretmekle kalmayacak; aynı zamanda gelecek nesiller için; daha adil, daha kapsayıcı ve daha dirençli bir dünya inşa etmemize de katkı sağlayacağına inanıyorum. Medeniyetlerin başkenti güzel İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu zirvenin; ortak aklın güçlendiği, sorumlulukların paylaşıldığı ve somut adımların atıldığı yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Bakan Işıkhan, konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve ekibine katkıları ve işbirliğinden dolayı teşekkür ederek zirvenin hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına hediye takdim etti, daha sonra aile fotoğrafı çekildi.